Sen bu mektubu okuduğunda ben çokta uzaklarda olmayacağım aslında ama sen aynaya bakamayacak kadar utanacaksın benden. Yada benden uzaklaşmak isteyecek kadar tiksinecek, evdeki bütün aynaları, camları, kırıp tahta ile kapatacak, ışığı bile sokmayacaksın eve. Benden bu denli nefret edeceksin.
Sen bu mektubu okurken bir yandan da yazmaya devam ettiğinden aslında, mektubu vermekten vazgeçme olasılığımın olmadığını biliyorum. O yüzden her şey içimden geldiği gibi. Sana karşı ne hissediyorsam öyle. Şunu bilmeni isterim ki benden nefret ettiğin için kızmıyorum sana. Çünkü bende senden nefret ediyorum en az senin benden ettiğin kadar. Ama ben senden kurtulmak istemiyorum. O zaman bilirim ki ölürüm. Tutkulu bir aşka benziyor ama tecavüze uğramış bir genç kızın evlendirilmeye mecbur bırakılması gibi mecburum. Biliyorum sende bana mecbursun. Aslında hep kötü olan ben oldum bu iyi polis kötü polis oyununda. Kabul et korkak bir puştsun. Bakkaldan bir sakız aşıramayacak, yüzüne tükürüldüğünde yutacak, kavgada kaçacak, bir kızın eline tutamayacak, biri görecek diye mastürbasyon çekemeyecek, kendi yüzüne bakamayacak kadar korkak bir puştsun. Evet kabul ediyorum bazı kötü alışkanlıklarına ben başlattım seni ama ilk meme ucunu da benim sayede yaladı dilin. Ah o dilin. Kopasıca, gevşek dilin. Tükürdüğünü iştah ile yalayan kişiliksiz, haysiyetsiz dilin.
Sen bu mektubu okurken ben bir yandan gözlerinin ferine küfür ediyor olacağım. Göz bebeklerine taciz ediyor olacağım. Neden her televizyonda öpüşme sahnesi veya sevişme sahnesi çıktığında gözlerini kapattığının hesabını soruyor olacağım. Senin o ışıltısız çirkin gözlerin. Ne zaman görsem içim bulanır. Ne zaman baksalar bana ölmeyi tercih ederim. Belki de hiçbir kız ile göz göze gelemeyişinin en büyük nedeni senin bu ölü balık bakışlı gözlerindir. Bilmiyorum. Sanırım hayat senin hep kör noktana denk geliyor. Aciz.
Sen bu mektubu okurken ben dilinin tüyünün ağda ile alınmış kısmına sıçıyor olacağım. Geri zekalı. Biliyorum benden yine utanacaksın. Aslında hiç değişmedi bu tavrın. Aslında beni hiç sevmediğin için ben bu denli tükettim seni. Ahmak. Ben gerçeğini yadsıyamayacağını anlaman gerekirdi beni öldürmeye çalışman yerine. Canımı yakmaya her çalıştığında etinde değişiklikler olacağını bildiğin halde salak gibi beni yok etmeye çalıştın. Canın her yandığında ağladın birde aciz. Senden bir bok olmayacağını sende biliyorsun ama benim bunu sana sürekli hatırlatmam sanırım seni tüketen. Senden bir bok olmaz. Senden bir bok olmaz.
Sen bu mektubu okurken ben burnun direğine işiyor olacağım. Hatırlar mısın salak, ne zaman altına işesen suçu bana atmaya çalışırdın. Annen ağzının orta yerine çakardı. Burnun kanardı tokadın suratına yaptığı basınçtan, sen annenden korkuna ağlayamazdın. Ben ise gülerdim için için. Sen içine ağlarken ben dindirirdim susuzluğumu. Salak.
Sen bu mektubu okurken ben arkana geçmiş yani tamda kıçının orada yani anlarsın ya adamım seni beceriyor olacağım. Puşt. Benden kurtulamayacaksın. İnsan ruhundan kaçamaz öğren bunu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder