Diyor ki, gözlerini devirip kirpiklerinin altından usulca bakarak;
Vurma ! Ne yaptıysam seni sevdiğim için yaptım. İnanmıyorsun biliyorum. Senin güvenini bu üçüncü kırışım ama inan yalnızca seni sevdiğim için hepsi.
Vurma ! Ne yaptıysam seni sevdiğim için yaptım. İnanmıyorsun biliyorum. Senin güvenini bu üçüncü kırışım ama inan yalnızca seni sevdiğim için hepsi.
Biliyorum bir şeye inan deniyorsa inanılmayacağını.
Diyor ki, ellerini bacaklarıma kilitleyip önümde engel kurarak;
Vurma işte ! Canımı yakma. Kanatma yüreğimi. Birde beni düşün. Seni düşünmek miydi benim suçum. Tek suçum bu muydu ?
Vurma işte ! Canımı yakma. Kanatma yüreğimi. Birde beni düşün. Seni düşünmek miydi benim suçum. Tek suçum bu muydu ?
Biliyorum düşündürmek karşı tarafı zaman kazanmaktı.
Diyor ki sonra, göz yaşlarından oluşturduğu gölde boğarak kendini;
Vurma lütfen ! Öldür beni. Dövmekten öldür istersen. Bedenim çürüsün ama kalbin çürümesin. Atmasın sevgini içinde. Biraz dinle beni.
Vurma lütfen ! Öldür beni. Dövmekten öldür istersen. Bedenim çürüsün ama kalbin çürümesin. Atmasın sevgini içinde. Biraz dinle beni.
Biliyorum böylesi durumlarda söylenecek tek şey yalandı.
Diyor ki, nefesini tüketerek sürekli azalan inançsız bir umutla;
Vurma ne olursun ! Seni seviyorum.
Vurma ne olursun ! Seni seviyorum.
Biliyorum sevgi senin gibi insan için karın ağrısıydı.
Vuruyorum yüzüne hiç düşünmeden kapıyı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder