İp atlarken küçük kız bacaklarına rüzgar dolardı.
Saçları dökülürdü omuzlarına.
Büyüyünce bilemezdi ardından orospu diyeceklerini.Bilemezdi öz değil babanın kocalıktan da yakın geleceğini Bilemezdi hiçbir şeyin böyle, bu denli kirleneceğini.Daha çok zıplarsa belki uçabileceğini zannederdi.
Saçları dökülürdü omuzlarına.
Büyüyünce bilemezdi ardından orospu diyeceklerini.Bilemezdi öz değil babanın kocalıktan da yakın geleceğini Bilemezdi hiçbir şeyin böyle, bu denli kirleneceğini.Daha çok zıplarsa belki uçabileceğini zannederdi.
Eve her gittiğinde öz değil babanın kucak üstü sahte sıcaklığında.
O uçmaktan öte ölmeyi dilerdi.
İp atlarken 14 ‘ünde,
Dilsiz olmanın suskunluğuyla göz yaşı dökerdi.
Bir şeyleri anlatmak istediğinde, hırçın çocuk görüntüsüyle annesinden dayak yerdi.
Büyünce bilemezdi yüzü maskelilerin onun kirlenmiş çocukluğunu istediğini.
Bilemezdi ayaklarını sürüdüğü toprağın bile zevkten beton kesildiğini.
Bilemezdi kelimelerin kifayet yüklü, suskunluğunda evet demek olduğunu.
Susmayı o seçmedi zaten susturulmuştu.
Cahilliği o seçmedi o hiç okutulmamıştı.
Büyümeyi de, ağlamayı da, ruhsuzlaşmayı da.
Zaman nedir bilmedi, ki zaten durdurmuştu her şeyi
Öz değil babanın 3 dakikalık kocalığından sonra.
İp atlarken o silinirdi her şey.
Rüzgar dolanırdı bacaklarına saf ve temiz.
Daha çok zıplarsa uçabileceğini zannederdi hep.
Büyünce bilemezdi onun bu denli sevdiğinin
Sonunda boynunda bir kolye olacağını.
Bilemezdi dar ağacının hiç çiçek açmadığını.
Bilemezdi ölümün bir ipin ucuna bağlı olacağını.
İp atlarken 14’ündeydi.
O uçmaktan öte ölmeyi dilerdi.
İp atlarken 14 ‘ünde,
Dilsiz olmanın suskunluğuyla göz yaşı dökerdi.
Bir şeyleri anlatmak istediğinde, hırçın çocuk görüntüsüyle annesinden dayak yerdi.
Büyünce bilemezdi yüzü maskelilerin onun kirlenmiş çocukluğunu istediğini.
Bilemezdi ayaklarını sürüdüğü toprağın bile zevkten beton kesildiğini.
Bilemezdi kelimelerin kifayet yüklü, suskunluğunda evet demek olduğunu.
Susmayı o seçmedi zaten susturulmuştu.
Cahilliği o seçmedi o hiç okutulmamıştı.
Büyümeyi de, ağlamayı da, ruhsuzlaşmayı da.
Zaman nedir bilmedi, ki zaten durdurmuştu her şeyi
Öz değil babanın 3 dakikalık kocalığından sonra.
İp atlarken o silinirdi her şey.
Rüzgar dolanırdı bacaklarına saf ve temiz.
Daha çok zıplarsa uçabileceğini zannederdi hep.
Büyünce bilemezdi onun bu denli sevdiğinin
Sonunda boynunda bir kolye olacağını.
Bilemezdi dar ağacının hiç çiçek açmadığını.
Bilemezdi ölümün bir ipin ucuna bağlı olacağını.
İp atlarken 14’ündeydi.
Öldüğünde 23.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder