13 Aralık 2010 Pazartesi

Gizli özne

Çığlığın tırmanırken kulak zarıma, daha çok yerin dibine girdi cümlelerimin özneleri. Utandım öznelerin bana benzemesinden. Onlardı tüm suçlu çünkü. Onlardı, betini benzini solduran soğuk kış. Onlardı, yüzlerdi ve hatta binlerdi çekilen acıların basamağı. Bastım, çıktım. Çığlığın, tırnaklarını takıp sırtıma tenimin coğrafyasını tırmıklarken daha çok zevk aldım. Bunun biraz daha iyisi sevişmek, dahada iyisi öldürmekti. Ben en iyisini yapıp seviştim parmak izlerime bulanmış cesetinle. Üzgün değilim öldürmekten seni. Emerken tenini toplanan kanın bir daha dağılmayacağını biliyordum ve bu yüzden bu cinayetin öznesini kazıdım hücrelerine. Üzgün değilim seni sevmekten. Nasıl olsa gömemezler di senin ki gibi güzel bir bedeni. Üzgün değilim bu yüzden seni yakmaktan. Çığlıkların kulaklarımda çınlarken, cümlelerden de, senden de, kendimden de biraz daha nefret ettim. Sanırım içimden söylüyorum hepsini. Sanırım gizli özneyim bir nevi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder