13 Aralık 2010 Pazartesi

Kanlı orgazm

Ben :
Bir ümidin beslemesiydi hayallerim. Hiç uğruna hiç olduğu besmelesiz bir besleme. Anlattığın masalın kötü sonla bitmesi, tam uyku arifesindeyken gözlerimin ferini kaçırdı bir genç kız gibi.
Tam 4 gündür uykusuzum.
Tam 3 gündür yemek yemedim.
Tam 9 gündür sevişmedim.
Tam 1 gündür sigara içmedim.
Tam 12 saattir göz kırpmadım.
Tam 3 aydır sensizim.
Tahammülüm var mı artık ? Bilemezsen kaybedersin kaybedeceklerini. Kazanacağın kazandığından farksız. Gelir misin ? Gelmez zaten.
Tam 3 aydır sevemiyorum seni.
O :
dilsiz bir dua gibi sağır bir tanrıya ulaşmayan.
10 gündür yalvarıyorum
12 günden beri dinsiz
13 günden beri evsizim
kaç zamansa kaçarım demek gibi, zamana dolanıp kendimi astım. kaçılmıyormuş
ne on günden ne de on üç.
sevdiğim gün sayısını nefretin karesine bölünce elimde sığ-sıfır düzleminde boynu bükük bir algoritma kalıyor
Ben : 
Ellerimi nereye koyduğumu bulamıyorum. Acaba sende mi kaldı ? Lütfen bana yardım et. Yalvaramıyorum sen olmadan sana. Lütfen bana yardım et. Sevişmem lazım. Dilimi kemirmekten sıkıldım. Dilini ödünç alabilir miyim ? Yada dinini çalabilir miyim. Bir şeylere inanmam lazım senden başka. Senin yanında kalabilir miyim ?
O :
bana inanmadığını söyledi derisini yüzerken. kayabi kabilesinden biri gibi ispatlayıp cesaretini yüzüne üç çizgi attı sonra.. biri kalbini işaret ederken şaşırmışta kaybolmuş gibiydi. en silik çizgide ararken kendimi iğnenin ucunda olmadığımı gördüm.. derisinin altında biriktirdiği şey beni yok ediyordu.
Ben :
Haşhaşlara köle fedailer gibiydik biz birbirimizi severken. Bir esrarlı sevişirdik. Kafamız taşak gibi bedenlerimiz sikik hücrelerini dişlerdik. Cennet bahçelerinin var olmadığına inanırdın sen ben ise teninin cennet olduğunu bilirdim. Derime saplarken neşterin serinliğini kanımın eline değmesini severdin. Kafamız ağza alınmaz terbiyesizliğinde oral seks özentisi organlar gibiydi. Esrar susatırdı susardık sen benim derimi kazırken. Beni doğraman bile güzeldi.
O :
yaşanılanlara yaklaşamadı yine de yazılanlar. hep bir kelime eksik takip etti bu hikaye ikimizi. ağzında birikmiş salyanın görkemli hucümunda dudaklarımı emerken, içime çekildim. durdum ve beni soyduğun yerde tanrıyı giyindim. ibadet değildi benimle sevişmen eski bir şamanın sana emanetiydi etim. batılına dolayıp kırık saçlarımı uçlarından,hergün tekrar ve tekrar asman bu yüzdendi beni kendi sunağında. ne zaman nefesim kesilse adını haykırdım ve bu son sözümün en tatlı esiriydi..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder